Soğuk Kentte Teneffüs Solukları

At arabalarının üstünde kırbaçlarını sanki içinde birikmiş kine inat sertçe atlara vuran soğuk kentin çocukları…

Teneffüs aralarında kurdukları düşler kadar güzel olmasa da onlara hayat, hep mutlu olmayı başarabilmiş bir tavırla betonlaşmış bu soğuk kentte çocuk olma yolunda ilerlemektedirler. Oyunu unutmuş, karlı sokak aralarında paylaştıkları şey sadece sevinçleri olmuştur. Çıplak bozkırlarda yalın ayak koşmak, dere kenarlarında balık tutmak yâda dağlarda çoban sakızı toplamakla geçen bir çocukluk ruhu anlam katmalıydı belki de onlara. Bir türkü havasıyla akan köy zamanları içinde göçlerle şehirler kıyısına vurmuş küçük bedenli, büyük ruhlu çocuklar.

Akmış burnunu silmeyi dahi unutmuş soğuk kentin çocukları…

Hiç oyun oynamadan geçen bir çocukluk, yetişkinler gibi para kazanma kaygısı ve daha birçok şey. Egzoz dumanları arasında kırmızı ışığın yanmasını fırsat bilerek ilk gördüğü aracın camı tıklatıp; ‘Abe bi Mendil Almaz mısın?’ diyerek aldığı 1 lirayla mutlu olan bu çocuklardan bahsedeceğiz.

Üşümüş elleriyle çok şey başaracakmış gibi hızlı adımlarla okula giden temiz ruhlu çocuklar… Hayallerini, düşlerini bir kenara bırakarak tek kaygısı üşümemek olan bu kırmızı yüzlü çocukların anlatacağı çok şey var aslında biz büyüklere. Kendi iç dünyalarındaki tertemiz istekleri. Belki bir oyuncak bebek belki de hiç tatmadıkları güzel yiyecekler. Çözülmesi gereken bir problem kadar basit olmasa da hayatın zor şartları altında onlar da yüksek bir sesle  ‘BİZDE VARIZ’ diyor. Kimi zaman boya kutusunu alıp kahve kahve gezerek okul harçlığını çıkarmaya çalışıp kimi zaman bir tane daha fazla mendil satma telaşı içinde belki de çocuk olmayı unutmuş bir şekilde solgun solgun bakarlar yüzümüze.

Kışın soğuktan, yazın sıcaktan kararan yüzleri ardında rengârenk bir bahçe içinde beklerler geleceği. Hiç sabah olmayacakmış gibi gecenin koynunda bu yorgun kentte hep inatla uyurlar. Ağrı içlerinde ağrı olmaya devam ederken hep televizyonda gördükleri hayatların özlemini kurarlar.

Evet, ‘SİZDE VARSINIZ’ deme vakti gelmedi mi sizce? Belki de çoktan geçti. Geç gelen bizlere aldırış etmeden bu kentin çocukları artık adam olma yolunda hızlı adımlarla ilerlemektedir. Birçok başarıya imza atan bu çocuklar kimi zaman kendi gibi çocukların hayatlarını da değiştirmektedir. Bize düşen sadece onların daha iyi bir yaşam sunma, eğitimlerinin devamlılığını sağlama ve onların çocukluğunu yaşamalarına fırsat vermektir.

İbrahim Uzun

Bunları da beğenebilirsin
Yandex.Metrica